KAPALI DEVRE TELEVİZYON SİSTEMLERİ ( CCTV SYSTEMS )
Giriş
Güvenlik personeli ve diğer konularda karar verecek olanlar CCTV için güvenlik
amaçlarını analiz etmelidir.
CCTV
teknolojisindeki gelişmeler sonucunda video ile gözetim, günümüzde
mevcut olan en değerli korunma, güvenlik ve yönetim aracı halini almıştır.
Mağazalar hırsızları ve dürüst olmayan çalışanları izlemek, asılsız
kaza iddialarına karşı kanıt toplamak ve birbirinden yüzlerce
kilometre uzaklıkta olabilen mağazalarda sergilenen malları gözetim
altında tutmak için CCTV sistemlerinden yararlanmaktadır. İmalatçılar,
hükümetler, hastaneler ve üniversiteler ziyaretçilerin ve çalışanların
kimliğini tespit etmek, tehlikeli çalışma bölgelerini izlemek, hırsızlığa
karşı korunmak ve bina ve park alanlarında güvenliği sağlamak için
CCTV sistemleri kullanmaktadır. Teknolojinin mümkün kıldığı ölçüde
CCTV sistemleri için yeni kullanım imkanları da doğmaktadır.
Korunma ve güvenlik alanındaki faydaları dikkate değerdir.
Ancak,
şunu da akılda tutmak gerekir ki CCTV sistemleri kendi başlarına bir
koruma sağlamazlar. Sistemi kullanan kişiler onun kapasitesi hakkında
bilgi sahibi, kullanımında vasıflı olmalı ve kameraya yakalanan görüntü
ve olaylara derhal tepki verebilmelidir. Tüm video sistemlerinde olduğu
gibi teçhizat seçimi kullanıcının isteklerine göre
belirlenmektedir. Güvenlik personeli ve karar verme yetkisine sahip
olan diğer kişiler teçhizat satın almadan ve kurmadan önce amaçlarını
ve CCTV sistemlerin tesisi edileceği ortamları analiz etmelidir. Ayrıca,
neyi hedeflediklerini bilmelidirler : geniş alanları (oto parklar) mı,
yakın görüntüleri mi (otomobil plâkaları), hareketsiz görüntüler
mi (garaj kapıları), hareketli görüntüler mi (hareket halindeki taşıt
araçları), sürekli video kaydı mı yoksa sadece belirli zamanlarda
ya da alarm durumunda mı kayıt gerektiği konusunda karar
vermelidirler.
CCTV
sistemlerinin belli başlı kullanım alanları arasında şunlar
bulunmaktadır :
Güvenlik Alanındaki Uygulamalar :
·
Satış yapılan alanın, büroların, bina çevresinin,
depoların, yükleme bölgelerinin ve oto park garajlarının açıkça
izlenmesi suretiyle hırsızlık ve şiddet olaylarının gözlemlenmesi
ve kaydedilmesi.
·
Çok sık kullanılmayan hassas alanların (örneğin,
gizli kayıtlar, kasalar, vb.) izlenmesi.
·
Veznelerde hırsızlıkların önlenmesi maksadıyla
satış noktasındaki istisnai alanların (yazar kasalarda boşlukların,
yığılmaların vb.) izlenmesi.
·
Mağazalarda hırsızlık olaylarının gözlemlenmesi
ve kaydedilmesi.
·
Hareketli kamera ile pan-tilt ve zoom fonksiyonları
programlanarak "devriye" sistemi uygulaması
·
Gizli gözetim uygulanması (hukuken uygulanabilir
alanlarda).
·
Bina ve müştemilatına giren ve çıkan kimselerin
izlenmesi suretiyle erişimi kontrol altında tutulan yerlerde kontrol
sistemleriyle bütünleşik uygulama imkanı.
İş Güvenliği Alanındaki Uygulamalar :
·
Operatörlere hayati ya da sağlık açısından
tehlike arz eden ortamlarda (örneğin tehlikeli maddelerin, kimyasal
toksinlerin, vb. bulunduğu yerler) iş sahasını görme imkanı sağlamak.
·
Muhtemel kaza alanlarının izlenmesi.
·
Eğitim kurumlarında öğrencilerin ve öğretim
kadrosunun güvenliğinin sağlanması amacıyla salon ve koridorların,
ortak kullanım alanlarının ya da yüksek risk alanlarının
izlenmesi.
·
Güvenlik görevlilerine, polise, itfaiyeye ya da acil
sağlık personeline zamanında haber verilmesini sağlayarak bazı
kazalarda zarar ve hasarın azaltılması.
Yönetim Aracı Olarak
·
Personelin eğitimi, raflardaki stokların kontrol
edilmesi ve satış alanının, üretim hattının, vb.
İzlenmesi.
·
Personelin, müşterilerin ve ziyaretçilerin korunması
hususunda yönetimin hassasiyetinin gösterilmesi ve muhtemel olumsuz
izlenimlerin ve davaların önlenmesi ya da azaltılması.
·
Video görüntülerinin manyetik bantlara ya da sabit
diske kaydedilerek olayların kaydedilmesi. Bu bilgi incelenebilir ve
daha sonra suçluları yargılanması sırasında delil olarak veya eğitici
maksatla kullanılabilir.
CCTV
sistemlerinin "sessiz tanıklığı" erişim kontrolü, varlıkların
izlenmesi, yangın ihbar sistemler, ve diğer can güvenliği ve genel güvenlik
tedbirleri ile bütünlük içinde bir biçimde kullanıldığında ek
bir avantaj daha sağlamaktadır : bu sistemlerin insanlar ve mal varlığı
üzerindeki etkilerinin görülebilme ve gözden geçirilme imkanı.
CCTV Genel Bir Bakış
CCTV sistemleri basit ya da karmaşık olabilir, ancak
temel olarak gereken unsurlar aynıdır.
Çocukluğumuzda
pek çoğumuz her biri ötekinden çok az farklı olan resimler yapıp
onları bir araya getirmişizdir. Sayfalar hızla çevrildiğinde
resimlerdeki şekil hareket eder gibi görünmektedir. Bu örnekte de görüldüğü
gibi bir dizi halindeki resimler gözlerimizin önünden ard arda hızla
geçirildiğinde beyin bunu gerçek zamanı bir hareket olarak algılar.
Bir CCTV sistemi de (kamera tarafından) okunan, aktarılan (iletilen)
ve sonra da (monitör tarafından) gösterilen bir dizi resimden (görüntüden)
oluşmaktadır. Bu ilke anlaşıldığında tek tek resim ya da görüntülerin
elektronik olarak bir yerden diğerine nasıl gönderildiğini ve
videonun bir çok farklı kameradan nasıl bir "enstantaneyi"
yakaladığını anlamak daha kolay olacaktır.
Tüm CCTV sistemlerinin ortak özellikleri şunlardır
:
·
Işığın
yansıtılması. Resim kalitesinin iyi olması için alandaki ışıklandırma,
ister doğal ister yapay ışık ya da her ikisi birden olsun, yeterli düzeyde
olmalıdır.
·
Kamera
ve lensler. Kamera/ lens kombinasyonu çevresel faktörlere, maliyete
ve/ veya kuruluşun CCTV sistemine ilişkin amaçlarına göre farklılık
gösterir.
·
Tek
video iletim yöntemi. Video sinyalleri kameradan monitöre gönderilir.
Maliyete, istenilen görüntü kalitesine ve ortama bağlı olarak değişen
bir kaç farklı yöntem mevcuttur.
·
Monitörler.
Monitörler video sinyallerini resme dönüştürürler.
CCTV
sistemleri yıllar boyunca güvenlik piyasasında önemli bir rol üstlenmiştir.
Geleneksel olarak, bu sistemler güvenlik personeli tarafından izlenen
bu işe tahsis edilmiş bir monitöre sinyaller gönderen kabloyla bağlı
kameralardan oluşmuştur.
Yeni
teknolojilerin uygulamaya konulmasıyla birlikte video gözetim
sistemleri için yeni tasarım kavramları ve entegrasyon imkanları doğmuştur.
Son 10 yıl içinde mikroişlemciler, CCD kameraları, video sinyal
iletim yöntemleri ve matrix seçicideki gelişmeler eski, geleneksel
sistemlerin sınırlılıklarını ortadan kaldırmıştır. Günümüzde,
eskiye göre kabloyla ulaşılamayacak denli
çok uzak alanları izlemek, videoyu hareket görünen bir alana
çevirmek ve 16 kameradan tek bir video kayıt cihazına kayıt yapmak mümkün
olmaktadır.
Yeni
uygulamaya konulan ürün ve cihazlar, müşterilerin de bir video yönetim sisteminin uygulanmasından doğabilecek
sorumlulukları anlamış olmalarını gerekli kılmaktadır. Kuruluş,
kapalı devre televizyon sistemi ila bağlantılı olan işletim
parametrelerinin (görüntüler, kalıplar, dome alarmları,
faaliyetler, vb.) yönetsel kontrollerin ayarlanmasından sorumlu olacak
bir kişi -bir sistem
yöneticisi - tayin edebilir. Sistem yöneticisinin, kuruluşun güvenlik
ve korunma amaçlarına yardımcı olacak CCTV politikalarının ve iç
prosedürlerin geliştirilmesinde yönetici ekiple birlikte çalışması
gerekmektedir.
Son
olarak, bir CCTV sistemi kurmayı planlayan kuruluşlar çalışanlarına
bunun amaçları hakkında eğitim sağlamalıdır. Yönetim
şirketin, şirkete ait varlıları koruma, çalışanları
koruma ve güvenli bir iş ortamı sağlama arzusunu
açıklamalıdır. Çalışanlar yaralarını anladıkları zaman CCTV
sistemini kabul edeceklerdir.
CCTV Sisteminin Unsurları
Bir
CCTV sisteminin tesis edilmesi sırasında bir çok şeyi dikkate almak
gerekir. Aşağıda belirtilen unsurların her biri bu anlayışa yardımcı
olmaktadır:
1.
Görüntü ve ışık
2.
Kamera
3.
Lensler
4.
Görüntü iletim yöntemleri
5.
Monitör
6.
Çevre donanımı
Görüntü ve Işık
Görüntü
izlenecek olan nesne ya da alanı ve bunların içinde bulunduğu tüm
ortamı ifade eder. CCTV sisteminde en önemli faktörlerden biri de görüntüdeki
yansıyan ışık türüdür.
Çünkü, kamera bir görüntüdeki
nesnelerden kelimenin tam anlamıyla çarparak sıçrayan ve yansıyan
ışığı "görür."
Bir
görüntüde genellikle ışığı farklı derecelerde yansıtan farklı
renkler, yüzeyler ve
maddeler bulunur. Uygun teçhizatı seçerken kamera lenslerine gelecek
olan asgari ışık seviyesini (gece ya da gündüz)
belirlemek gereklidir. Bu "mevcut" ışık resim netliğinden
odağa kadar her şeyi etkileyecektir
Bir
alan doğal ya da yapay ışık kaynaklarıyla aydınlatılabilir. Doğal
kaynaklar arasında güneş, ay ve yıldızlar sayılabilir. Yapay
ışık kaynakları arasında ise akkor sodyum, flüoresan, kızıl ötesi
ve diğer insan yapımı ışıklar sayılabilir. CCTV güvenlik
uygulamalarında kural şudur : ışık ne kadar iyiyse resim de o kadar
iyidir.
Renkli ve Siyah Beyaz
Renkli
kameralar monokrom (siyah beyaz) kameralardan daha yüksek düzeyde
ışıklandırma gerektirirler. Renkli kameralar daha pahalı olmakla
birlikte teknoloji ve tasarım alanındaki gelişmeler renkli ve siyah
beyaz video gözetim cihazları arasındaki maliyet farkını büyük ölçüde
azaltmıştır. Bunun sonucunda renkli kameraların kullanımı daha çok
artmıştır.
Renkli
sistemler siyah beyaz sistemlerden daha doğal, daha zengin bir görüntü
oluştururlar ve operatörün ilgisini uzun bir süre devam ettirmesini
sağlayabilirler. Ayrıca, cisimleri tanınması da daha kolay olur. Örneğin,
renkli bir sistemde izleyen kişi kırmızı bir arabayı yeşil bir
arabadan kolaylıkla ayırt edilebilir, oysa siyah beyaz bir sistemde
her iki araba da benzer bir gri tonda görünecektir. Satış
yerlerindeki uygulamalarda da renkli sistemler personelin hırsızları
ve üzerlerindeki giysileri daha kolay ve daha etkin biçimde
belirlemesine yardımcı olabilir. Renk kesinliği özellikle kumar
oynatılan casinolarda çok önemlidir. Buralarda siyah bir fişle kırmızı
bir fiş arasında ayrım yapabilmek demek yüzlerce dolar demektir.
Renkli
kameraların kullanımı giderek daha artmakla birlikte siyah beyaz
kameralar da hala kendilerine özgü bazı avantajlar sunmaya devam
etmektedir. Siyah beyaz kameralar renkli kameralardan daha ucuz ve çok
az ışık bulunan ortamlar içim daha elverişlidir. Ayrıca, uzun
mesafeden iletim süresi siyah beyaz kameralarda renkli kameralarda olduğundan
daha kısadır.
Işığın
az olduğu durumlarda iyi görüntü yakalayabilme yeteneği hem siyah
beyaz hem de renkli kameraların maliyetini yükseltmektedir. Kuruluşlar
kamera satın almadan önce ışıklandırma maliyeti ile kamera
maliyeti arasındaki dengeyi iyi hesaplamalıdır. Daha pahalı olan düşük
ışıkta çalışabilen bir kameranın bir oto park sahasında ışıkları
arttırmaya nazaran daha düşük maliyetli olması da muhtemeldir.
Kamera
Kameralar
bir lens tarafından yakalanan görünür alanı elektronik sinyale dönüştürür
ve bu sinyali bir monitöre aktararak görülmesini sağlarlar. Bir
video sisteminde uygun kamera ve lens seçimi sırasında bazı hususlar
dikkate alınmalıdır:
·
Video sisteminin amacı (kontrol, inceleme, kimlik
belirleme).
·
Uygulamaya göre ihtiyaç duyulan kameranın genel
hassasiyeti.
·
Sahnede mevcut ışık miktarı ve derecesi.
·
Kameranın çalışacağı ortam (iç ya da dış
mekanlar).
·
Uygulama için gerekli olan görüş alanı (Şekil 4).
·
Lens.
·
Maliyet.
Tüp ve CCD KAMERALAR
Onyıllar
boyunca tüp kameralar eldeki
tek güvenlik kamerasıydı. Hala kullanımda olmakla birlikte tüp
kameralar şok ve titreşim karşısında yetersiz kalmaktadır. Büyüklükleri
nedeniyle kolayca gizlenememektedirler ve zaman geçtikçe tüpleri
yanmakta ya da görüntü tüpe yanmış olarak girmektedir. Ayrıca, tüpler
pahalıdır ve entegre devreler kadar güvenilir değildir.
Bugün,
hemen hemen her video güvenlik kamerasında görüntü yakalama için
CCD kameralar (entegre devre ya da çip) kullanılmaktadır. Bu
kameralar "görüntüleyici" mercekler tarafından yakalanan
ışığı bir resme dönüştürür. CCD kameralar daha yüksek
kontrasta ve daha iyi çözünürlüğe sahip resimler oluşturarak görüntü
oluşturulmasını güçlendirir ve geliştirirler.CCD kameralar daha
hafif, daha küçük, daha hassas ve çok daha dayanıklıdır. Ayrıca,
tüp kameralardan daha canlı renkler üretirler.
İster
CCD ister tüp olsun, kamera performansı büyük ölçüde sahneden
yansıtılan ışığa ve kameranın görüntüleyicine bağlıdır.
Yansıtılan ışık miktarı görüntüleyicideki duyarı maddeyi
harekete geçirecek düzeyde yeterli olmalı ve belirli bir kamera satın
alınmadan ve tesisi edilmeden önce bu bilinmelidir. Sahnede mevcut
ışık seviyesini ölçmek için bir ışık ölçer yeterli olacaktır.
Mevcut
ışık düzeyinin önemli ölçüde değişiklikler gösterdiği
yerlerde otomatik iris kontrolünü haiz kameralar görüntü
kalitesinin arttırılmasına yardımcı olur. Otomatik iris kontrolü
kameraların merceklerden geçen ışık miktarına göre irislerin
otomatik olarak açılmasını ya da kapanmasını sağlar. Örneğin,
parlak, güneşli bir günde otomatik irisli bir kamera kamera görüntüleyiciye
fazla ışık gelmesini önlemek için irisi kısacaktır. Gece ise
kamera daha fazla ışık gelmesini sağlamak için irisi açacaktır.
Otomatik iris kontrolü bulunan kameralar
yapay ışıklandırma uygulanan içi mekânlar gibi küçük
ışık değişikliklerinin olduğu yerlerde tatbik edilmelidir.
Kameralar
1, 2/3, 1/2, 1/3 ya da ¼ gibi çeşitli formatlarda olabilir. Bu ölçüler
kamera
görüntüleyicisinin
genel olarak kullanılabilir olan büyüklüğünü gösterir. Genelde,
kameranın
formatı
mercek formatına uygun olmalıdır. Örneğin, yarım inçlik bir
kamerada yarım inç mercekler uygulanmalıdır. Günümüzde, tasarımdaki
gelişmeler sayesinde daha küçük formatlarda yüksek kaliteli görüntüler
elde etmek mümkün olmaktadır.
Sabit ya da PTZ Kameralar
CCTV
kameraları sabit olabileceği gibi hareketli de (PZT) olabilirler.
Sabit kameralar sabit bir zemin üzerine monte edilirler ve operatörün
komutlarıyla hareket ettirilmeleri mümkün değildir. PTZ kameralar
ise motorla hareket ettirilir ve sağa, sola, yukarı aşağı hareket
edebilir ya da yakın veya uzak çekim için zoom yapabilir.
Bir
kameranın muhafazası kamera ve merceklerini dışarıdan verilecek
zararlardan ve çevre koşullarından korur. Ayrıca, kamera tesisatının
görünümüne katkıda bulunur ve teçhizatın göze çarpmasını önler.
Tüm dış mekan kameralarında şu ya da bu tür bir muhafaza
gereklidir. Ulusal Elektrik İmalatçıları Birliği (NEMA) kamera
muhafazalarını çevre koşullarına dayanıklılıklarına göre
derecelendirmektedir. Soğuk, sıcak, toz, kir ya da diğer çevre
zararlarından korunmak kameradan optimum performans alabilmek ve kullanım
ömrünün uzun olması için zorunludur.
Dome Kameralar
Bir
çok PTZ kameralar dome adı verilen koyu renkli Pleksiglas muhafazalar
içinde saklanmaktadır. Dome kameralar hemen hemen her mağazada ve bir
çok sınai ve ticari kuruluşta, hastanede, okul ve resmi binada
uygulanmaktadır. Bu tip kameralar estetiğe önem verilen yerlerde özellikle
rağbet görmektedir.
Dome
kameraların başlıca üç avantajı
vardır:
1.
Caydırıcılık - Dome kameralar şüpheli şahısların
kameraların nerede bulunduğunu anlamasını hemen hemen tümüyle
imkansız hale getirmektedir. Suç işlemeyi düşünen şahıslar
kamera gözetimi altında olup olmadıklarını bu sayede anlayamamaktadır.
2.
Ekonomi - kamera, mercek ve hareket ettirici birime haiz
dome kameralar aynı görüntüde ama içi boş süslemelerle
gizlenebilmektedir. Sonuçta çok daha az maliyetler görünürde daha
fazla kamera denetimi intibaı verilebilmektedir.
3.
Estetik görünüm - Açıkta bulunan bir kamera, mercek,
hareket ettirme - kaydırma ünitesi ve bunlara bağlanan teller göze
hitap etmemektedir. Bir dome kamera daha estetik olmakta ve işyeri ya
da büro ortamının iç tasarımına ters düşmemektedir.
Bir
dome kamera dome etrafına cilalı ya da buzlu bir cam avize yerleştirmek
suretiyle daha da gizlenebilir. Bu yapıldığı takdirde, avize bir
güneş gözlüğü işlevi görmekte ve merceğe ulaşan ışık miktarını
azaltarak kamera tarafından yakalanan renk netliğini etkilemektedir.
Mercekler (LENSLER)
Mercekler
bir CCTV sistemin tasarımında önemli bir rol oynamaktadır.
Merceklerin temel işlevi bir alandan yansıyan ışığı toplamak ve
kameranın görüntüleyici ünitesinde net, berrak bir görüntü
odaklamaktır. Genellikle, bir mercekten geçen ışık ne kadar
fazlaysa resim kalitesi de o kadar yüksek olmaktadır.
Mercek seçimi özelikle çok önemlidir, çünkü görüntüleyicide oluşacak olan resmin boyutunu, şeklini ve netliğini doğrudan etkilemektedir. Alana olan mesafe, odak uzaklığı, arzulanan görüş alanı, ışıklandırma ve format gibi faktörlerde kamera görüntüleyicisi üzerindeki görüntünün boyutunu ve netliğini etkilemektedir.
Görüş Alanı
Görüş
alanı belirli bir mercek tarafından oluşturulan resim boyutu (en ve
boy), kamera görüntüleyici boyutu ve nesneye olan mesafenin bileşimidir.
Eğer, görüş alanı uygun değilse görüş alanını arttırmak
azaltmak için farklı bir mercek (örneğin geniş açılı mercek,
tele, vb.) kullanmanız gerekebilir. İstenilen bir görüş alanı oluşturmak
için gerekli olan uygun görüntüleyici boyutu, mercek ve mesafe bileşimlerini
hesaplamakta kullanılan tablolar mevcuttur.
Kamera
mercekleri temel olarak iki türe ayrılabilir : sabit odaklı mercekler
ve değişken odaklı mercekler (ya
da zoom mercekleri). Sabit odaklı bir mercek sabit odak uzaklığına,
sahiptir, değişken odaklı bir mercek ise odak uzaklığını değiştirebilir.
Odak uzaklığı merceğin optik merkezînden merceğin arkasında
bulunan bir odak noktasına olan uzaklıktır. Bu uzaklık mercek üzerinde
(milimetre cinsinden) yazılıdır ve mercek tarafından oluşturulan görüş
alanını ifade eder.
Sabit
odaklı merceklerin geniş, orta ve dar görüş alanı bulunan tipleri
mevcuttur. "Normal" odak uzunluğuna sahip bir mercek insan gözü
tarafından oluşturulan görüş alanını yakınlaştıran bir resim
üretir. Geniş açılı bir mercek kısa bir odak uzaklığına sahiptir,
bir telefoto mercek ise uzun
bir odak uzaklığına sahiptir. Belirli
bir görüş alanı için sabit bir mercek seçerken görüş alanını
değiştirmek istediğinizde merceği değiştirmeniz gerekeceğini akılda
tutmalısınız.
Hem
geniş sahneler hem de yakın çekimler gerekli olduğunda en iyi seçim
bir değişken odaklı ya da zoom mercektir. Bir zoom
mercek odak uzaklığını geniş açıdan telefotoya değiştiren
ama bu arada odağı kameranın görüntüleyicisi üzerinde tutan
mercek unsurlarının bir bileşimidir. Bu sayede, görüş açısını
tek bir mercekle geniş, orta ve dar açılar arasında değiştirmeniz
mümkün olur.
F- Stop
Bir
merceğin ışık toplama kapasitesi mercek açılışı (apertürü)
ile odak uzaklığı arasındaki ilişkiye bağlıdır. f
simgesiyle gösterilen ve genel olarak "F- Stop" adıyla
bilinen bu ilişki merceklerin kenarında ya da önünde basılıdır. F-
stop sayısı ne kadar düşükse azami mercek açılışı ve merceğin
kamera görüntüleyicisine ışık geçirme yeteneği o kadar büyüktür.
Örneğin,
f/ 1.2 F-sayısı seviyesinde bir mercek f/
4.0 seviyesindeki bir mercekten çok daha fazla ışık geçirir. F-
sayısı düşük olan mercek "hızlı" bir mercek olarak
adlandırılır.
Alan Derinliği
Uygun
mercek seçimi yaparken göz önünde tutulması gereken bir diğer
husus da alan derinliğidir. Alan derinliği cismin önünde ve arkasındaki
odak alanıdır. Yani, bir cisim üzerinde odaklandığınızda cismin
önünde ve arkasındaki belirli bir alan da, cismin kendisi kadar net görünmese
de, odak içinde olacaktır. Alan derinliği 1.) mercek uzunluğuna, 2.)
mercek açılışına, 3.) kamera ile cisim arasındaki mesafeye göre
artar ya da azalır.
Alan
derinliğine ilişkin üç faktörün her biri aşağıdaki sonuçları
verir:
1.
L-Mercek uzunluğu
Kısa mercek (örneğin geniş açı)
=
daha uzun alan derinliği
Uzun mercek (örneğin telefoto)
=
daha kısa alan derinliği
2.
Açılış
Geniş açılış (düşük F- stop)
=
daha kısa alan derinliği
Dar açılış (yüksek F - stop)
= daha uzun alan
derinliği
3.
Cisme olan mesafe
Kısa mesafe
= daha kısa alan
derinliği
Uzun mesafe
= daha uzun alan
derinliği
Satın
alma ve planlamada karar verilirken bu faktörler göz önüne alınmalıdır,
zira alan derinliği görüntü kalitesini etkileyebilir (ve cismin tanıma
ve yakalamaya engel olabilir). Eğer, alan derinliği önemliyse yapay
ışıklandırmayı arttırmak ya da telefoto mercekler yerine normal
mercekleri haiz kameralar tesis etmek gibi seçenekleri de araştırabilirsiniz.
Mercek Montajı
Kamera
mercekleri genellikle C ya da CS tipi montajla gelir ve kameranın
montaj gereklerine uygun olmalıdır. Bu
ikisi arasındaki fark merceklerin kamera görüntüleyicisine olan
uzaklığıdır. C - tipi montajda mercek görüntüleyiciden 17. 5 mm
uzaklıktadır; CS tipi montajda ise mercek görüntüleyiciden 12. 5 mm
uzaklıktadır. Teçhizat satın alırken şu ilkelere dikkat ediniz:
·
C tipi monte mercekler ancak 5 mm mesafe halkası
ilave edilmek suretiyle CS tipi monte kamerada kullanılabilir.
·
CS tipi monte mercek C tipi monte kamerada kullanılamaz.
Görüntü İletim Yöntemleri
İletim
aracının işlevi video sinyalini kameradan monitöre taşımaktır. Günümüzde
pek çok video iletim yöntemi mevcuttur: koaksiyel kablo, fiber optik,
telefon hatları, mikrodalga, kızıl
ötesi
ışın ve radyo frekansı. Her teknolojinin kendi avantajları ve
dezavantajları bulunmaktadır. Uygulamalardaki değişen ihtiyaçlara göre
aynı CCTV sisteminde kullanılabilen değişik video iletim
teknolojileri bulmak mümkündür.
İletim
aracının seçimi mesafe, ortam, maliyet ve tesis yerleşimi gibi faktörlere
bağlıdır. Bunlara ilaveten, hemen hemen tüm iletim yöntemleri değişik
biçimlerde enterferans ya da kayıplardan zarar görürler. İyi tasarımın
özü bu etkileri en aza indirgemektir. Günümüzde uygulanmakta olan
video iletim araçlarından bazıları arasında şunlar sayılabilir:
Koaksiyel Kablo
Bir
koaksiyel kablo, kamera ile monitör arasında sürekli bir fiziki bağlantı
- ya da kapalı devre- sağlayan bir kablodur. Bu kablo yakındaki
herhangi bir elektronik cihaz ya da elektrik kablolarından gelebilecek
olan enterferansı en aza indirmek için kaplanmıştır. Gerek
geleneksel CCTV sistemleri gerekse günümüzdeki pek çok uygulama için
bu görece kısa mesafelerde sinyal iletiminin en yaygın ve en ekonomik
yöntemidir.
Fiber Optik
Fiber
optik teknolojisi elektronik video sinyallerini darbeli, ya da lazer
ışığa dönüştürür ve onu cam çubuğun (fiber optik kablonun)
bir ucuna iletir. Öteki uçta bir alıcı darbeli ışığı tekrar,
monitörde görüntülenebilecek bir elektronik sinyale dönüştürür.
İletim nakil hattındaki su ya da aynı hattan iletilen yüksek gerilim
gibi herhangi bir enterferanstan etkilenmez. Fiber optik kablolar geniş
bir sinyal kapasitesine (bant genişliğine) sahiptir ve kopuk bir fiber
kablodan kıvılcım çıkma ihtimali yoktur. Bu nedenle, en yanabilir
ortamlarda bile tesiste yangın çıkma tehlikesi mevcut değildir.
Fiber optik uzun mesafelerde geniş iletimler için maliyet ekonomileri
sağlamaktadır.
Telefon Hattı
Bir
telefon hattı görüntüyü video sinyal itimi olmaksızın bir
kilometreye kadar varan mesafelere iletebilen standart bir kablo çiftidir.
Bu tahsisi edilmiş hat verici (kamera) ile alıcıyı (monitör)
birbirine bağlar. Özel iletim ve alıcı cihazların kullanımı ile
video sinyal iletimi için standart telefon hatlarının kullanımı mümkün
olmaktadır.
Mikrodalga
Mikrodalga,
yerinde olduğu takdirde, siyah beyaz ta da renkli video görüntülerinin
aktarılması için çok etkili ve düşük maliyetli bir yöntem
olabilir. Mikrodalga video ve veri sinyallerini yüksek radyo frekans
sinyallerine dönüştürür ve bunları bir noktadan ötekine hava boşluğu
ve uzay aracılığıyla iletir. Daha sonra bir alıcı bunları yeniden
video ve veri sinyallerine dönüştürür ve görüntüyü monitöre
yansıtır. Bir görüş hattı üzerinde iyi kalitede bir iletim elde
edilebilir . Mikrodalga teknolojisi video iletimi için geniş çaplı
bir dalga boyu sağlamaktadır, ne var ki çevre koşullarından
etkilenebilir. Kamera ile monitör yerleşimleri arasında kablo bağlantısı
kurulamadığı ya da bunun çok pahalı olduğu durumlarda pratik bir
tercih olabilir. Mikrodalga iletimi FCC tarafından düzenlenir ve bunun
için ruhsat alınması gerekmektedir.
Kızıl Ötesi Lazer
Kızıl
ötesi lazer teknolojisi uygulamada mikrodalga teknolojisine benzer
olmakla birlikte aynı genişlikte dalga boyu imkanı sağlamamaktadır.
Bir kızıl ötesi lazer ışını video sinyalini çok uzakta olmayan
alana iletir. Verici dar görüş alanı hedefini sürdürebilmek için
iyi yerleştirilmeli ve korumalı olmalıdır. Mikrodalga teknolojisinde
olduğu gibi kızıl ötesi lazer iletiminin performansı da çevre koşullarından
etkilenir ancak mikrodalgadan farklı olarak bunun için herhangi bir
ruhsat alınması gerekmemektedir.
Radyo Frekansı
Radyo
Frekansı (RF) güvenilir ama
kısa mesafelere uygulanabilen bir görüş alanı video iletim
teknolojisidir. Kablaj ve donanım yöntemlerinin imkânsız ya da
elverişsiz olduğu yerlerde giderek yaygın biçimde kullanılmakta
olup büyük binalarda dahi kablaj maliyetini düşürmekte yararlı
olmaktadır. Çevre koşullarından ve alandaki diğer radyo frekanslarından
etkilenebilir.
Video
iletim araçlarının bant genişliği monitöre gönderilen video görüntülerinin
kalitesini etkiler. Dar bant genişliğinde iletilen görüntüler çok
iyi değildir, zira tüm "resimler" videoya iletilmez. Video
sinyal iletim yöntemi seçilirken amaç sinyal kalitesinin bozulmasını
ve dış paraziti en aza indirmek olmalıdır.
Monitör
Monitör
kamera tarafından gönderilen iletilmiş video sinyalini alır ve onu
bir katot ışın tüpü (CRT) üzerine yansıtarak bir görüntü oluşturur.
İşlev olarak bir televizyona benzemekle birlikte CCTV monitörü daha
yüksek çözünürlük (daha iyi resim kalitesi) sağlar.
Çözünürlük
seviyesi kamera ya da monitörün oluşturabildiği toplam yatay satır
sayısını ifade eder. Ekrandaki çizgi sayısı ne kadar çoksa video
görüntüsü de o kadar iyi ya da nettir. CCTV monitörleri 700 ila 800
çözünürlük çizgisi sağlarken televizyon cihazları ortalama 300
çözünürlük çizgisindedir.
Operatör
açısından monitörlerin sayısı ve yerleşimi tasarımın ilk aşamalarında
dikkatle incelenmelidir. Monitör izleme işlevini etkileyen bir kaç değişik
faktör vardır: Monitör boyutu (9 " ve 14" en yaygın
boylardır), izleyen kişinin oturduğu yere göre yerleşimleri ve açıları,
monitörlerin sayısı ve monitörün kalitesi (çözünürlüğü) her
durumda, konsol tasarımında yeterli büyüme imkanı göz önünde
tutulmalıdır. Şunu da belirtmek gerekir ki tüm monitörler ısı
yayarlar. Monitör ister bir masa üzerinde isterse bir konsolda olsun,
yeterli havalandırma ve soğutma muhakkak sağlanmalıdır.
CCTV
sistemlerinin büyük çoğunluğu hem tahsisi edilmiş monitörleri hem
de çağrı yani değiştirilebilir monitörleri kullanırlar. Tahsisi
edilmiş bir monitör sadece tek bir kameradan alınan görüntüleri gösterir.
Çağrı monitörü ya da değiştirilebilir monitör ise operatörün
monitör üzerinde farklı kameraları "çağırmasını" ya
da birinden ötekine geçmesini mümkün kılar. Genel olarak, çağrı/
değiştirilebilir monitörler tahsisi edilmiş monitörlerden daha büyüktür
ve operatörün kamera görüntülerini daha ayrıntılı olarak
incelemesini sağlarlar. Çağrı
monitörleri/
değiştirilebilir monitörlerin kullanımı için bazı video değiştirme
devre anahtarları gereklidir.
Çevre Birimler
Kamera
ve monitörlerin sayısı arttıkça basit sistem tasarımlarının
yerini de çevre birimlerine ihtiyaç duyan daha karmaşık tasarımlar
almaktadır. Bu çevre birimleri arasında seçiciler, video kayıt
cihazları, multiplexerler, Dörtlü ekran bölücüler (quad) video yazıcı
cihazları ve tarih-saat üretici cihazlar sayılabilir.
SEÇİCİLER
Bir
video seçici farklı çağrı monitörlerinde bir kameradan ötekine geçiş
sağlar. Nispeten küçük, maliyeti dikkate alan bir uygulama da bir
manuel devre anahtarı kullanıcının kamerayla bağlantılı bir düğmeye
basarak istediği kamerayı seçmesini sağlamaktadır
Seçicilerin
en yaygın olan türü sequence anahtarıdır ve bu bir kameradan ötekine
otomatik olarak geçişi mümkün kılan bir devre ihtiva eder. Operatör
bir görüntünün otomatik olarak diğer kameraya geçiş yapılmadan
önce ne kadar süre boyunca monitörde kalacağını belirleyebilir. Bu
sayede, operatör sadece bir monitör kullanarak birden fazla kamerayı
izleyebilir ama bu aynı zamanda "seçici ikilemi" denilen bir
ters etki de yaratır.
Seçici
ikilemini göz önünde canlandırmak için, her biri beş saniye süre
monitörde kalmak üzere programlanmış sekiz kameralı bir sistemi düşünelim.
İlk senaryoda, ilk görüntü ile sekizinci görüntünün ekrana
gelmesi arasında önemli bir zaman açıklığı olacaktır. Ekranda
kalma süresi kısaltılacak olursa bu sefer de operatör görüntü değişene
kadar her kameradaki olayı tam anlamayabilir. Daha sonra izlemek üzere
kayıt yapıldığında bu durum daha da kötüleşir. Tekrar izlediğinizde
1. kamerada bir kapının açıldığı görürsünüz, derken birden
ekrana 2. kamera, ardından da 4., 5. vb. kameralar gelir. 1. kamera
tekrar ekrana geldiğinde kapı artık kapanmıştır ve 2'den 8'e kadar
kameralar birbiri ardından ekrana gelirken siz kapıdan kimin çıktığını
merak edip öylece kala kalırsınız.
Seçici
ikilemi daha gelişkin seçicilerde, daha fazla sayıda operatör ya da
alarm noktası aktive edildiğinde otomatik olarak bir video görüntüsü
oluşturan alarm özelliğiyle çözülebilir.
Matrix Seçici
Çok
sayıda kamera ve monitör bulunan büyük sistemlerde herhangi bir
kamerayı herhangi bir çağrı monitörüne bağlamak için bir matrix
seçici kullanılabilir. Matrix seçici operatöre büyük bir esneklik
sağlar. Operatör daha küçük tahsis edilmiş monitörlerdeki
herhangi, bir görüntüyü büyük çağrı monitörüne aktarabilir.
Gelişkin seçiciler, alarmlar (örneğin kapı açılış alarmı, cam
kırılma alarmı, vb.) kullanan sistemlerle bir kameranın çağrı
monitörüne bağlanarak kayıt yapması sağlanabilir. Bütçe
konusunda hassas kullanıcılar için matrix seçici sistemi gerekli
olan çağrı monitörü / değiştirilebilir monitör sayısını
azaltacak bir çözüm olabilir.
CCTV Kayıt Sistemi
CCTV
sistemlerinin çoğu tahsis edilmiş ya da çağrı monitörü/ değiştirilebilir
monitörlerden gelen video görüntülerinin kaydedilmesi için video
kayıt cihazlarını kullanırlar. Kayıt sayesinde vuku buldukları sırada
pek dikkat çekmemiş ve gözden kaçmış olayları daha sonra daha
dikkatli olarak tekrar izlemek mümkün olmaktadır. Teknolojik gelişmeler
sayesinde görüntüleri bilgisayar diskine dijital biçimde kaydetmek
de artık mümkün olmuştur. Bu teknoloji gelecek için çok şey vaat
etmekle birlikte halen video kayıt cihazları en yaygın olarak kullanılan
kayıt etme yöntemidir.
CCTV
sistemler için tasarlanmış olan video kayıt cihazları hem gerçek
zamanda hem de atlamalı olarak kayıt yapabilmektedir. Gerçek zaman
kayıt modunda bant ana video kayıt cihazı ile aynı hızda (2 ila 6
saat) hareket eder ve saniyede 30 görüntü yakalar. Bu yöntemle yüksek
kalitede kayıt yapmak mümkündür, ancak her iki ila altı saatte bir
operatörün bant değiştirmesi gerekir. Yeni bir gelişme de 24
saatlik gerçek zaman video kayıt cihazıdır. Bu video kayıt cihazı
tek bir bant üzerinde 24 saat boyunca saniyede 20 görüntülü gerçek
zamanlı kayıt yapar. Bu gerçek zamanlı bir kayıt cihazı olarak değerlendirilmektedir
çünkü saniyede 20 görüntü insan gözünün hareketli görüntüleri
kolaylıkla ayırt etme yeteneğine yakındır.
Zaman
atlamalı kayıt daha az video bandı üzerinde uzun süreler boyunca
kayıt yapma imkanı sağlar. Zaman atlamalı kayıtta 180 dakikalık
bant üzerinde 12 ila 960 saatlik video kaydı yapılabilir. Ne var ki,
her saniyede kaydedilen resim sayısı zaman atlama modunda kayıt süresi
uzadıkça önemli oranda azalmaktadır. Her saniyede daha az resim
kaydedildikçe önemli görüntülerin banda kaydedilmeme ihtimalî de
artar (örneğin, bir oto park sahasından geçen bir otomobil) ve görüntü
bulanık olabilir.
Çeşitli
zaman atlamalı video kayıt modlarında resim başına saniye saniyede
kaydedilen resim sayısı aşağıda gösterilmektedir :
|
Kayıt modu |
Saniye/ resim |
Resim/ saniye |
|
2
saat |
.0333 |
30 |
|
6
saat |
.0333 |
30 |
|
12
saat |
.1 |
10 |
|
24
saat |
.2 |
5 |
|
48
saat |
.4166 |
2.4 |
|
72
saat |
.625 |
1.6 |
|
96
saat |
.8333 |
1.2 |
|
120
saat |
1 |
1 |
|
240
saat |
2 |
.5 |
|
480
saat |
4 |
|